Hasta Hakları

  • Hasta hakları kavramının sizdeki karşılığı nedir? Bu kavramı kısaca tarif eder misiniz?

Hasta hakları, hastanın bireysel,hukuki ve insani  haklarına saygı gösterilmesi , hasta ve yakınlarına  etik kurallar çerçevesinde   uygulanmasıdır.

Hasta-doktor ilişkisi kültürel yapının göstergelerinden biridir. Doktor, insan hayatı kurtarması nedeniyle, büyücü olarak başladığı binlerce yıllık geçmiş atalarının ruhundan kurtulması kolay olmadı.

1950-60’lar Batı’da doktor-hasta ilişkilerinin daha demokratik, insanî bir zemine oturtulması için çaba harcanan yıllardır. Hasta haklarının ilk konuşulmaya başlandığı bu yıllarda “en büyük doktor” basamağından doktorlar insani ilişki kuran doktor zeminine çekilmeye çalışılmıştır. Yasalarla, yasal uygulamalarla ve de sivil toplum çalışmalarıyla günümüze kadar sürdü. Doktor aktif sorun çözücü ve hasta pasif bir nesne değildir.Her iki taraf da hastalığın tedavisinde aktif taraflardır.Tedavi sürecinde her iki taraf da çözüm ortağıdır.Sizi azarlama veya Tanrı rolüne soyunma hakkı yoktur.Doktorumuza güvenmek istiyoruz hasta olarak.

  • Kanser, çağımızın en yaygın ve korkulan hastalıklarından kabul ediliyor. Siz bu acıyı bizzat tecrübe ettiniz. Gün geçtikçe artan ve hala çözümü bulunamayan bu hastalığa nasıl bir tutum geliştirmek gerekir? Diğer hastalıklardan farklı mı yaklaşılmalı yoksa kanser de diğer hastalıklar gibi normalleştirilmeli mi?

Kanser de bir hastalık ancak kanser dışındaki hastalıklarda “travma” etkisi yokken kanser hasta ve yakınları için travmatiktir.Bütüncül bir çerçevede ele alınması gereken kanser bu boyutuyla farklı bir hastalık konumundadır.Hastanın bedeni ve ruhu bir arada tedavi edilmelidir.Bunun normalleşmesi sağlanmalıdır.

  • Kanser hastalarına yarım gün çalışma olanağı ya da işte atılmama garantisi gibi haklar tanınmalı mı? Alınması gerektiğini düşündüğünüz özel sosyal koruma ne olabilir?

Batı ülkelerinde bu tür uygulamalar bulunmaktadır.Kanserden dolayı sakat kalan veya uzun tedaviler  süresinde çalışma  hayatından uzaklaştırılan/ya da işten atılan hastalar  gelirlerinden yoksun kalmaktalar. Uzun tedavi süreçlerinde gereken hastalara  finans garantisi sağlamak önemli diye düşünüyorum.

Bu hastalara yarım gün çalışma imkanı veya yakınlarına iş imkanı sağlanmalıdır.

  • Aktif bir çalışma hayatınız ve üretim süreciniz var. Hastalığınız ve tedaviniz süresince böyle bir durumla karşılaşma tedirginliği yaşadınız mı?

Hayır.Ben kemoterapi alırken bile çalıştım.Ama ikinci kez kanser olduğumda daha uzun tedavi sürecinde  çalışma şansım olmadı ameliyatlar sizi yatağa bağlıyor. Son ameliyatımdan  bir hafta sonra televizyon yayınına  başladım.

Yine hasta hakları göz önünde tutularak; tedavi imkanı zorlu geçen kanser gibi ağır hastalıklardan muzdarip kişilerin hakları ve güvenliği ve yaşam kalitesi için alınması zorunlu tedbirler sizce neler?

Hastaların yaşam kalitesi ciddi olarak göz önüne alınmıyor. Dünyada da bu büyük  bir sorun.

Hastaya ilaç vermek veya nefes almasını sağlamak yeterli geliyor doktorlara hasta için yaşam kalitesi hayati bir durum.  Kanserin hasta, ailesi, doktor, diğer sağlık görevlileri ve toplum için değerler bütününün ifadesi, kanser etiğini tanımlıyor.

Klinik etik, yeterlilik, dürüstlük, şefkat, kişiliğe saygı konusundaki kurallar manzumesi demek,

Etik ilişkisinin başlangıç noktası:
Doktor-hasta arasındaki ilişkinin tanımlanması ve müşterek hak ve sorumlulukların tanımı,

Doktor ilaçtan önemlidir aslında.
Kendi kararını kendin verme
Adalet; Moral ve yasal değerler
Sorumluluk
Özgür Seçim: Alternatifler arasından etki altında kalmadan karar vermek
Özgür hareket kabiliyeti
Otonomi; Kimseden etkilenmeden özgür seçimi desteklemek
Bağımsızlık; Karar verme ve uygulama safhasında
Karar verme sürecindeki kontrol mekanizmaları
İyilikçi olmak, iyi yapmak
Zarar vermeyi önlemek dikkat edilmesi gereken etik değerler yani doktorun ahlakı demek ayni zamanda.

  • Pembe Hanım Derneği isimli bir dernek örgütlenmeniz var. Faaliyetlerinizi, çalışmalarınızı kısaca anlatır mısınız?

Pembe Hanım Kanserli Hastalar ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği’ni kurarken ikinci kez kanser olmuş ve birçok ameliyat geçirmiştim. Annemin kanseri metastaz yapmıştı, babamın gırtlağına radyoterapi uygulanıyordu. Onları üzmemek için gizlice kanseri yaşarken böyle bir kucaklaşma istedim. İki ameliyat arası Boşnak büyükannem adına bir dernek kurmak aklıma geldi. Tuna kıyısındaki Ziştov’da yaşayan büyükannem Pembe Hanım güzel bir kadın ve eski Rumelili kadınlar gibi çiçek düşkünü. Saçlarına her akşam bir çiçek takıyor. Tıpkı anneannem gibi… Türk kültürünün zarif dünyasını simgeleyen çiçek sevgisi kadınların saçlarını süslüyor. Yaşama sevincini ve tabiatın dayanılmaz güzelliğini anlatıyor. O zaman sardunya çiçeğinin dayanıklılığı, Akdenizliliği, her yere tutunma ve rengarenk çeşitliliği bizim derneğimize uyar diye düşündüm. Böylece derneğimizi kurunca logomuzu sardunya yaptık.

BİR TUTAM TUZLARI OLSUN

Ben ameliyatlar olmaya devam ettim. Acı beni pişirirken yine konferanslar verdim. Urfa’dan dostum da Pembe Hanım’a katıldı, İstanbul’dan, Bosna’dan arkadaşlar da. Kızım, damadım ve kardeşlerim de ilk kez benim kurduğum çatı altında yer aldı. Herkes el ele versin, bu toplumsal felakete karşı bireysel bir tutam tuzlarını atsınlar istedim.

“Yaşama sevincini birlikte paylaşalım” diyoruz ,duyarlı tüm kesimlere Pembe Hanım Derneği ile dayanışma çağrısı yapıyoruz.

Hasta haklarını savunan, Türkiye’de kanserle ilgili sağlık politikalarının oluşturulmasında söz sahibi olmayı isteyen derneğimiz, kanserli hastaların yaşam sürelerini ve yaşam kalitelerini arttırabilmek için çalışmalar yapıyor. Ayrıca toplumda kanserin önlenmesi içinde çalışmalar yapan dernek, kanserden korunmak için toplumda sağlıklı yaşam bilincini oluşturmak ve kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu anlatmak istiyor.Pembe Hanım bir hasta derneğidir.

Bir çok kronik hastalık gibi kanserle birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz.
Sosyal destek programlarının, ülkemizdeki tüm sağlık kurumlarının tedavi protokollerine girmesini sağlayarak tüm kanserli hastaların tedavi süreçlerini kolaylaştırabilmeyi de sağlayabilmek isteyen derneğimiz gerçekleştirmek istediği hedeflerden biri de kanserle savaşan hasta ve yakınlarına sosyal, bilimsel ve psikolojik destek sağlamak. Terminal dönem hastalara dikkat çekmek ve onlar için ayrı yerler yapılmasını destekliyoruz.

2012 “kadın kanserleri yılı” ilan ettik.Yani meme,rahim,yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerine ağırlık verdik.Bu konuda bilinçlendirme kampanyası düzenledik.

Meme kanseri kadar dikkat çekmeyen ve konuşulmayan over (yumurtalık) kanserine dikkat diyoruz.Bu tehlikeli kanser türüne karşı kadınları uyarmak için 2012 boyunca çeşitli  etkinlikler yaptık.Uluslararası toplantılara katıldık.Yumurtalık kanseri ile ilgili harika bir broşür bastık.Burada doktorunuza soracağınız sorular bile var.

Üniversitelerde konferanslar verdim.2013 yılını da “gençlik ve kanser” olarak ilan ettik gençleri kanser konusunda bilgilendirmek ve bu travmayı yaşayanları ve yakınlarına da psikolojik destek vermek amacımız.

Yerimiz: Yeniçeri sok.Emniyet mah.
No:18 Çetinbaş apartmanı.Kat:5 Daire :6
4 levent/kağıthane

Tarif: Sapphirw Alışveriş Merkezi sırası
LC Waikiki’nin sokağı.
GSM: 0532 515 05 06

FARKINDAYIZ YANINIZDAYIZ.