Yazar

Pembe Hanım

Browsing

Amerikan Kanser Derneği Sağlıklı Beslenme Yemek Kitabından alınan bu lezzetli ve sağlıklı yemek tariflerini deneyin.

Basit Ispanaklı Sos

1 280 g donmuş doğranmış ıspanak veya 450 g taze doğranmış ıspanak

1 bardak az yağlı ekşi krema veya az yağlı küçük lor peyniri veya süzme peynir

1/2 bardak az yağlı yoğurt

1/2 bardak taze maydanoz, ince kıyılmış, 1/4 bardak taze soğan (kafa kısmı da dahil), ince kıyılmış

1 çay kaşığı tuz

Taze çekilmiş karabiber

Taze ıspanak kullanıyorsanız, yıkayın ve saplarını kesin. Ispanak ölene kadar büyük bir tencerede suda veya buharda pişirin, ardından iyice kurutun ve doğrayın. Donmuş ıspanak kullanıyorsanız, elinizle sıkarak tüm nemden kurtulun veya kağıt havluya sararak ıspanakları sıkın. Bir kap içerisinde ıspanak, ekşi krema veya süzme peynir, yoğurt, maydanoz, taze soğan, tuz ve karabiberi birleştirin ve iyice karıştırın. Üstünü kapatın ve tatların karışması için en az 4 saat veya gece boyunca buzdolabında bekletin. 2 bardak sos çıkar. Porsiyon başına yaklaşık: 60 kalori; 4 gram yağ

 

Dereotlu Salatalık Sosu ile Taze Sebzeler

1-350 g sade az yağlı yoğurt

1 bardak salatalık (çekirdeksiz ve kabuksuz), küçük parçalar halinde doğranmış

1 çay kaşığı kuru dereotu

1/4 bardak limon suyu

Zevkinize göre tuz ve karabiber

Çeşitli taze sebzeler ekleyin — şeritler halinde doğrayın. Aşağıdakilerden herhangi birini kullanabilirsiniz: kuşkonmaz uçları, brokoli, havuç çubukları, kereviz çubukları, salatalık çubukları, yeşil fasulye, yabani havuç çubukları, sultani bezelye, yeşil, sarı veya kırmızı biber.

Bir mikser veya mutfak robotuna yoğurt, salatalık, dereotu ve limon suyunu koyun ve katı parçalar yok olana kadar karıştırın. Zevkinize göre tuz ve karabiber ekleyin ve servis etmeye hazır olana kadar soğutun. Büyük bir tabakta sebze şeritlerini daire şeklinde düzenleyin ve sosu küçük bir kase içerisinde tabağın ortasına yerleştirin. Porsiyon başına yaklaşık: 12 kalori; 1 gram yağ

 

Beyaz Fasulye, Kırmızı Soğan ve Domates Salatası

1-450 g konserve beyaz fasulye

1 yemek kaşığı zeytinyağı

Zevkinize göre tuz ve taze çekilmiş karabiber

2 büyük olgun domates, çekirdekleri çıkarılmış ve doğranmış

1/4 bardak kırmızı soğan, ince kıyılmış

2 yemek kaşığı taze kekik veya 2 çay kaşığı kurutulmuş kekik

Fasulyeleri küçük bir kaseye koyun. Yavaşça karıştırarak zeytinyağı, tuz ve karabiber ekleyin. Domates, soğan ve kekik ekleyin ve karışması için alt üst edin. 4 porsiyon çıkar. Porsiyon başına yaklaşık: 174 kalori; 6 gram yağ

 

Çilekli Yaz Kurabiyesi

1 kg çilek, yıkanmış, sapı çıkarılmış ve ikiye bölünmüş

1/2 bardak çilek reçeli

1/4 bardak bal

1 yemek kaşığı limon suyu

3 bardak az yağlı kremşanti

1 somun yağsız kiloluk kek, 12 parçaya dilimlenmiş

Tabağı süslemeye yetecek kadar çileği kenara ayırın. Orta boy bir kasede çilek, reçel, bal ve limonu birleştirin ve iyice karıştırın. Bir tatlı tabağı kiloluk kekten bir dilim yerleştirin. Kaşık yardımıyla kekin üzerine çilek karışımı koyun, daha sonra karışımın üzerine 2 yemek kaşığı kremşantiyi yayın. Kremşanti sürdüğünüz tabakanın üzerine kiloluk kekten ikinci bir dilim yerleştirin, kekin üzerine çilek karışımından koyun ve bir miktar kremşantiyle tamamlayın. Çilekle süsleyin ve hemen servis edin 6 porsiyon çıkar. Porsiyon başına yaklaşık: 470 kalori; 6 gram yağ

 

Tebrik ederiz! Daha sağlıklı bir yaşama doğru ilk adımı attınız. Günlük beslenmenizde yapacağınız sadece birkaç basit değişiklik sağlığınızı iyileştirebilir hem de lezzet ve zamandan ödün vermeden.

Sağlıklı beslenmenin sağlıklı bir yaşam biçimi reçetesinin sadece bir parçası olduğunu aklınızda bulundurun. Fiziksel aktiviteye haftada 5 veya daha fazla günde en az 30 dakika ayırmaya çalışın — yürümek, yüzmek, bahçe işleri, hatta dans etmek bile sayılır!

Çocuk Kanserleri Önlenebilir

Meme Kanseri Bilinçlendirme ayı içinde bulunuyoruz. Türkiye sizi başarılı gazeteci kimliğinizin yanı sıra, kansere karşı verdiğiniz mücadeleden tanıyor. O yüzden, önce sizden başlayalım, nasılsınız, sağlığınız sıhhatiniz yerinde mi? Kendi deneyiminizden ve sonuçlarından bahseder misiniz?

Dün yıllık kontrolümü tamamladım,çok şükür koşmaya devam…

Ben 1998’de sol meme, 2009’da sağ meme olarak 2 kez kansere yakalandım.İlk yakalandığımda

Ülkemizde “kanser” demek bile tabuydu! Hiçbir yazılı bilgi ve belge yoktu. Hasta hakları  yasası yoktu. Kanser Dairesi kanser politikaları,hastayı saymak gibi bir çok alan boştu. Hastaya ölecek gözüyle bakılıyordu. Adı bile “menhus hastalık” idi. Ünlüler kanser olursa saklıyorlardı.

Ben bilgiye inanırım. Bu konuda en başarılı ülke olan Amerika’dan ve diğer Avrupa ülkelerinden

Bilgi topladım. Çinli doktorlarla konuştum. Her şeyi araştırdım. Sonunda elimde hayli bilgi birikti.Ondan sonra kanser konulu 12-13 gün süren bir dizi yaptım ülkemizde bir ilk olarak. Büyük ilgi yarattı. Bir çok ilke imza attım. Yıllarca Anadolu’yu dolaşarak kanser anlattım. Bilgi taşıyıcısı oldum. Hocalar götürdüm.Çoğu ilk kez Anadolu’yu gördüklerini söyledi bana. Bir çok proje yaptım,dernekler kurdum. Sağlık Bakanlığı’ndan çabalarımdan dolayı ödül aldım.

Hiç kolay geçmedi….İkinci kez kanser duygusunu yaşamak, ikinci kez tedavilerden ve zor ameliyatlardan geçmek ,beş kez narkoz almak kolay değil.Hatta travmatik! Ancak önemli olan bütün bu zorlukları bir imtihan diye düşünüp bundan da geçeceğinize iman etmeniz ve gerekenleri yapmaya odaklanmanız. İlk bir kaç ay depresif olmanız, dalgalanmanız insana olduğunuz için çok normal . Sonra toparlanmak ve kabullenmek gerekiyor. Gerçeği kabullenirseniz mücadele edebilirsiniz.

Daha sonra eylem planını devreye sokmak ve sonuç aldıktan sonar yeniden hastaların karşısına geçip “umutsuz olmayın!her zaman başarabilirsiniz” demeye devam etmek  insana güç veriyor. Şevk veriyor. Şimdi çok şükür iyiyim.

ilk  kanserle karşılaşmamda “bu yenebileceğim bir sorun ve projelendirir başarırım” dedim ve hızla her şeyi  planladım.Sonra kimsesiz olan kanser hastalarına dönüp onlara yardım ve örgütlenmeyle tecrübemi paylaştım.İkinci karşılaşma daha  zor elbette.

Yeniden her şeyi baştan yaşamak ve bu enerjiyi bulacağınıza dair kuşkular duymanız söz konusu.benim sorunum tek kendim değildim maalesef annem ve babam da kanser olmuştu ve onlara hissettirmeden yaşamaya çalışırken onları bir yıl göremedim ve hep yalan söylemek zorunda kaldım. Dramatik günler geçirdim. Depresif olduğum üç dört ayı atlatmak  hiç kolay değildi. Ayrıca organ kaybım vardı. Memelerim,rahim ve yumurtalıklar alındı tehlikedeyim diye. Buna hep karşı çıkmıştım ama doktoruma güvendim onayladım.Duygusal olarak çok zorlandım. Ama Allah’a imanım, akıl ve bilgi hepsini çözdü sonunda. Yeniden başardım ve hastalara yardım etmek için Pembe Hanım Kanserli Hastalar ve Yakınları ile Dayanışma Derneğini kurdum. Boşnak büyükannemin adı;Pembe Hanım.

– Bir kadın olarak kanseri aşmada ne tür engellerle karşılaştınız?

Ben karşılaşmadım. Önyargı olarak doktorların; “meme önemli bir organ değil al gitsin” demesine karşı çıktım. Meme bir kadının kadın kimliğinin,anne olmasının önemli bir sembolüdür. Onu “hiç”leştirmek kadın psikolojisine  hakarettir. Gerekirse alınır. Benim kampanyamdan sonra zaten radikal cerrahi yerini memeyi koruma programına bıraktı.

Doktor “Kansersin. 48 saat sonra acil ameliyat olman gerekiyor. Göğüslerini alacağız” diye sıralıyor, ama hayatınızda nelerin değişeceğini, ruh halinizi anlatmıyor. Mesele sadece meme alma işi değil. Arkasında bir anne, eş, işkadını, bir gazeteci var. Bunlar göz ardı ediliyor. Aniden bir boşluğa düşüyorsunuz. Sadece hastasın. Hasta diye koydukları yerde kendinizi yapayalnız hissediyorsunuz.

Ama  kadın hastaların ciddi sorunları var. Meme,rahim ve yumurtalık kaybını erkek veya erkek ailesi kadınlığını kaybetme olarak görüyor.Eşten boşanması için erkeğe baskı yapılıyor Doğu ve Güneydoğu’da. Batı ise erkek terk ediyor. Elbette bu genel değil, çok iyi eşler d var. Benim eşim de her an yanımda olan,beni hiçbir organla değerlendirmeyen bir erkek.

En çok duymak istediği hastanın:Ben her zaman senin yanında olacağım.Güzel veya çirkin olman, iyi veya kötü halde olman bunu değiştirmeyecekHiç duymak istemediği: Ben çok zayıfım sana layık olamam 20 yılı unut ben gidiyorum.Sana destek olamam.

Güçlü olmak sevgiyle,karşınızdakine empati yapmakla mümkün.

– Meme kanseri, ne yazık ki artık sıkça duyduğumuz bir kanser türü. İstatistiklere göre de hızla yayılıyor, aslında hep var mıydı yoksa farkındalığımız yeni mi oluştu?

Meme kanseri  binlerce yıldır var. Nüfus çoğaldıkça  ve çevre şartları değiştikçe oranlar kitlesel hale geliyor. 2030 planları konuşuluyor şu anda,ulusal ve global kanser politikaları. Çünkü artmaya devam edecek. 2012’de Avrupa’da 3.45 milyon yeni kanser vakası saptandı. Türkiye’de yılda 150bin civarı yeni hasta katılıyor.

Avrupa Sloganları; “kansere karşı en iyi  silah yasadır”.Kanserli hastaların özel yasalara ihtiyacı var. Hasta odaklı politikalara ihtiyacımız var.

– Bu kadar yaygın olan meme kanserinden korunmak veya erken haberdar olmak için kadınlar neler yapabilir?

Mutlaka 40 yaşından sonra  mamografi gerekiyor.Eğer ailede varsa daha erken yaşlarda

Yapılmalı ve farklı yöntemler izlenmeli Her banyodan sonra  elle muayene ederek kendinizi erken yakalama ve müdahale etmeniz mümkün. Sonra doğru bilgiye ve doktora ulaşmak gerekiyor. Yasal hasta haklarınızı mutlaka öğrenin.

– Bir de Pembe Hanım Derneği’ni kurdunuz. Adı nereden geliyor? Derneğin amaçları neler?

İki ameliyat arası kurdum derneği. Boşnak büyük annem adına kurdum ki hem Bosna soykırımı unutulmasın, hem de kanserli hastalara bilgi iletebilmek için.

Örneğin ilk hastanelerde kemoterapi ziyaretlerini başlattık.Her ay bir merkezi ziyaret ediyoruz. Canı sıkkın hasta veya yakınlarıyla kanseri yenmiş üyelerle birlikte sohbet ediyoruz, kitap imzalıyorum veya su içmeleri gerektiği gibi basit bilgileri anlatıyoruz. Hemşireye söyleyemediği dertleri hasta bizimle paylaşıyor.Doktordan alamadığı bilgiyi ona ulaştırıyoruz. En önemli sorun bilgiye ulaşmak önceliğimiz doğru bilgiye ulaşmayı sağlamak,terapiler,dernekler arası kardeşlik etkinlikleri ve uluslararası konferanslarda hasta haklarını,gelişmeleri takip etmek ve ülkemizde hasta hakları yasası olmakla beraber her anlamda uygulandığını söyleyemeyiz. Örneğin doktordan bilgi almak ,soru sormak hala ciddi bir sorun hasta açısından.

– Relay for Life etkinliğinin Türkiye ayağı, sizin de katkılarınızla 10 Ekim’de gerçekleştiriliyor. Etkinlik ne için yapılıyor, kimler katılabilir?

Amerikan Kanser Grubu 1927’de kurulmuş dev bir kurum. Onların lisanslı etkinliği “Relay For Life” Yaşam için döngü diyebiliriz. Dünyada 24 saat süren tek etkinlik. Bu etkinliği kanser olan bir onkolog başka hastalar için para toplama amacıyla başlatıyor. Bir 24 saat koşuyor ve 20Bin dolar topluyor. Bu yerleşik bir etkinliğe dönüşüyor.Üniversitelerin hepsi sahiplenmiş durumda ve STK’lara inanılmaz destek veriyorlar. Para toplamak için STKLar kadar çalışıyorlar. Gençler böylece kanser gönüllüsü oluyor,topluma katkıda bulunmayı öğreniyor. En baştaki katkıda bulunursa öğrenci de öğrenir . Bu etkinliğimizi Boğaziçi Üniversitesinde yapıyoruz, Koç ve başka üniversitelerden gençler de katılıyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği üyeleri olan hocalarımız bilgilendirme konferansları verecekler. Kaybettiklerimiz de anacağız. Bunun için Mevlevi ayini var. Folklor ve çeşitli etkinlikler de yer alacak bu 24 saat içinde. Ailece gelin herkes için bir şeyler var. Hastalara ücretsiz bir çok etkinlik yapacağız. Diğerleri de genç onkologlara yardım için para vererek girecekler. Yeni onkologlara ihtiyacımız çok fazla.

– Meme kanseri için farkındalık projeleri artarak devam ediyor. Bunların bir kısmı, kanser hastalarının hastalık boyunca yaşadıkları ile ilgili… Kanserin kadınlar üzerindeki psikolojik etkileri neler, kendi deneyiminizden yola çıkarak neler söylemek istersiniz?

Hastalar önce şuna inanmalı;kanser erken teşhisle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Başkalarının bilir bilmez söylediklerine değil ehil kişilere güvenin. Moralinizi bozan insan ve işlerden uzak durun. Ruhsal gücünüzü kullanın ve güçlendirin. Dua edin. Yürekten inandığınız işleri yapın. Sevgi ve bilgiyle kanseri yenebilirsiniz. Ailenizden destek alın. Aileniz en iyi ruhsal desteğinizdir.Sevgisizlikten çok korkun. Hoşgörülü olun. Mükemmeliyetçi tutum ve davranışlardan vazgeçin. İyilik yapın. Bir dernekte sizin gibi olanlarla birlikte başkaları için  çalışın. Her zaman size ihtiyacı olan biri vardır bunu unutmayın. İyimser olun.

Bu konuda ilk baş ucu kitabı yazdım “Kanserle Yaşıyorum”, yüzlerce konferans verdim. Anadolu’yu dolaştım. Yanlış inançlarla,hurafelerle mücadele ettim. Tek tip uygulamalara karşı çıktım,bireysel tedaviye önem verilmesi için ve hasta hakları için çalıştım. Doktorlarla hasta diyalogu gelişmesi için uzun soluklu işler yaptım.Projeler ulusal ve uluslar arası yaparak hep ilerledim. Başkalarına yardım ederek,deneyimlerinizi paylaşarak iyileşebilirsiniz. Hem de toplumsal katkıda bulunursunuz. Kendinize acımak yerine  başka insanlara yardım edin. Ruhsal gücünüz artacaktır. Enerjiniz başkalarına da yol gösterecektir.

Ülkemizde ruh sağlığı bozuk insan sayısı yüksek. Bu biyolojik hastalıkların da zemini (psiko-somatik) ve kadınlarda daha yaygın olduğu biliniyor. Kendi olamayan insan hastadır. Kendi olması engellenen birey hasta adayıdır. Çok yüzlü insan olmaz,çok yüzlü gerçek olabilir ancak. Yabancılaşma hem toplumsal,hem bireysel sorunumuzdur.

Nevval Sevindi’nin her zaman söylediği gibi; Amacımız farkındalık oluşturmak.

“Yaptığımız her şeyi bir alışkanlık zinciri içinde yaparız . Nedenini hiç merak etmeyiz. Örneğin;” Neden kolumu kaldırabiliyorum?” demeden kaldırırız , ta ki felç oluncaya dek.Felç gelince kolumuzu kaldırmak bir önem taşır . Artık sinirleri bilmenin bir önemi kalmamışken biz onları incelemeye başlarız . Bizim için çok basit olan binlerce olaya,kavrama bu gözle bakalım . Belki felç olmadan durumu kavrarız.’’

Nevval SEVİNDİ

Müge Akgün / Radikal

21 Haziran 2015

Kanser de geçer, yeter ki yok saymayalım. 

Kanser hayatın bir gerçeği, hepimizin hem hastalara hem de yakınlarına destek olmak görevi. Nevval Sevindi’nin kurduğu Pembe Hanım Kanser Hastaları ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği bizlere bu olanağı sağlıyor. Gazeteci yazar Nevval Sevindi Türkiye basınının en özel ve başına buyruk isimlerinden biridir. Enerjisi ve heyecanının yanı sıra tam bir proje insanıdır. Bir şeye karar verirse onu kararlıkla uygular. 1998 yılında meme kanserine yakalandığında da yaşama bağlılığı, hastalığıyla baş edişiyle hepimizin takdirini kazandı. Herkesin kanser olduğunu gizlediği bir dönemde televizyon programlarında, yazılarında tüm yaşadıklarını paylaştı, yetinmedi ‘Kanserle Yaşıyorum’ adlı bir kitap yazdı. Kutluğ Ataman’ın ‘Peruk Takan Kadınlar’ projesinde yüzünü gizlemeden yer aldı.

Türkiye’de kemoterapi merkezlerini ziyareti ilk kez Pembe Hanım Derneği başlattı. Şimdi her ay bir merkezi ziyaret ediyor ve su dağıtıp kemoterapi sırasında su içmenin önemini anlatıyorlar.

Zaten kendisi de her zaman vizyonunu “Ülkemizde sağlık politikalarında etkin olabilmek” olarak tanımlıyor. “Türkiye’de kanser araştırmaları yerlerde sürünüyor, keşke kendi genetik kodlarımız araştırılıp ilaç üretilse’ diyor.

Yalçın Bayer / Hürriyet Gazetesi Yazarı

9Ekim 2015

Kanserli Hastalara Destek Şöleni
Tüm dünyada meme kanseri ayı olan ekim ayında biz de büyük bir çalışma yürütüyoruz.
Pembe Hanım Kanser Hastaları ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği, 1928’den beri faaliyet gösteren ‘Amerikan Kanser Kurumu’ tarafından düzenlenen Relay For Life etkinliğinin Türkiye temsilcisi olmaya hak kazandı. Dünya çapında kanser hastalığına karşı farkındalığı artırmayı ve kanserle mücadele için fon sağlamayı amaçlayan ‘Hayat ve Umut için Yürüyüş”, 10-11 Ekim 2015 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Bugün 14.30’dan itibaren hastaları, yakınlarını, öğrencileri, sağlıklı bireyleri ve çocuklarını bekliyoruz. Boğaziçi Üniversitesi spor tesislerinde (Uçaksavar) gerçekleşecek etkinlikte hastalara her şey ücretsiz… Türk Tıbbi Onkoloji Derneği bilgilendirme toplantıları yapacak. Kanserden kaybettiklerimizi anacağız.
Yaşama sevincini paylaşacağız.
Nevval SEVİNDİ-Dernek Başkanı

Onur Şahanoğlu / Habertürk Gazetesi

11Ekim 2015

Türkiye Hayat ve Umut için yürüdü

Türkiye Hayat ve Umut için yürüdü kanser alanında dünyanın en büyük sosyal sorumluluk projesi olan “Relay For Life” Türkiye’de ilk etkinliğini Boğaziçi Üniversitesi Stadyumu’nda düzenledi.

Organizasyon 24 saat boyunca hiç durmadan devam ederken, çok sayıda kişi çadır kurarak geceyi stadyumda geçirecek. Etkinliğe, yüzlerce insan katıldı. Kanser hastalığına karşı mücadele etmiş ve kazanmış kişilerin mücadelesi dans gösterileriyle kutlanırken, kanserle mücadeleye yenilerek hayatını kaybetmiş tüm hastalar Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Korosu’nun semazen gösterileriyle anıldı.

Melike Karakartal / Hürriyet Gazetesi Yazarı

9 Ekim 2015

Bu Etkinliği Not Edin
Bugün ve yarın Boğaziçi Üniversitesi’nde önemli bir etkinlik var. Dünyanın en büyük kanser farkındalığı yaratan organizasyonu Relay for Life, ilk defa Türkiye’de büyük bir etkinlik düzenliyor.
Relay for Life, kanser hastalarına destek sağlamak için Amerikan Cancer Society tarafından 16 yıl önce kurulmuş bir organizasyon.
Bugün 5 bin 200 ayrı oluşum aracılığıyla 20 ülkede Relay for Life etkinlikleri düzenleniyor. Türkiye’de ise Pembe Hanım Kanser Hastaları ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği tarafından hayata geçiriliyor.
Dünya çapında her sene 400 milyon dolardan fazla bağış toplanıyor bu organizasyon ile.

Ayşe Arman / Hürriyet Gazetesi Yazarı

6 Ekim 2015

Nevval Sevindi İki Kez Kanser Geçirdi

“Relay for Life”, gazeteci Nevval Sevindi’nin başkanlığını yaptığı dernek tarafından organize ediliyor.
Nevval Sevindi, biliyorsunuz 98’de meme kanserine yakalandı. Çalıştığı gazetede 12 gün süren bir yazı dizisi yayınladı. O yıllar için bir ilkti, devrimdi. Ardından“Kanserle Yaşıyorum” diye bir kitap yazdı, o kitap sayısız kez basıldı.
O günden beri hem televizyon programı yapıyor hem de kanserle ilgili çeşitli bilinçlendirme çalışmalarında bulunuyor. 2009’da ikinci kez meme kanseri geçirdi ve tekrar sağlığına kavuştu. Ben onunla 2002’de bir röportaj yaptım. Arşivden buldum, neler sormuşum diye..
O zamanlar “meme”, benim için kadınlığın simgesiymiş, onu kaybetmek, aldırmak çok acı bir şeymiş. Ama geçen 13 yılda pek çok arkadaşım meme kanserine yakalandı. Gördüm ki, artık yaşamın kendisi daha önemli. Meme eskisi kadar önemli değil. Meme, sadece bir organ. Ama olmasa da olur. Hayattan daha önemli değil. Ayrıca kadınlık da sadece memeye indirgenemezmiş…

Yurt Gazetesi / Nilüfer Bayri

3 Ekim, 2013

Avrupa Kanser Kongresi sona ererken, binlerce doktor ve uzman 2020’ye yöneldi.

Çünkü 2020 yılı ‘’Oncopolicy Yılı’’ ilan edildi.

Saloganı ise; Bugünden kanser politikalarını düzenleyelim ki, gelecek belirlensin.

Böyle gelecek projelerinin hepsinde, hasta hakları savunuculuğu ve hasta örgütlenmelerinin çok önemli olacağı vurgulandı.